Lenfödem Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar
Lenfödem, vücudun lenf sisteminde meydana gelen bozukluklar sonucu dokularda sıvı birikmesiyle oluşan kronik bir hastalık olmaktadır. Genellikle kol veya bacakta ortaya çıkan şişlikle kendini göstermektedir. Ancak toplum içerisinde lenfödem ile ilgili birçok yanlış bilgi doğru zannedilmektedir. Bu yanlış bilgilerin yarattığı birçok problem bulunmaktadır. Bu durum tedavinin gecikmesine, hastaların yaşam kalitesinin düşmesine, hastalarda stres ve kaygıya yol açabilir. Bu yazımızda sizler için lenfödem hakkında doğru bilinen yanlışları ele alarak hastaların yaşam kalitelerini artırmaya yönelik doğru yaklaşımları paylaştık.
Lenfödem Nedir?
Lenfödem, lenf damarlarının hasar görmesi veya lenf düğümlerinin alınması sebebiyle vücuttaki lenf sıvısının dolaşımının bozulması sonucu oluşmaktadır. Bu durum genellikle kanser tedavileri (özellikle meme kanseri, rahim, rahim ağzı, yumurtalık, malign melanom sonrası), enfeksiyonlar, travmalar, ilerleyen lipödem veya doğuştan gelen sorunlar nedeniyle ortaya çıkmaktadır. En sık görülen belirtileri şunlardır:
- Şişlikler,
- Ağırlık hissi,
- Ciltte sertleşmeler,
- Hareket kısıtlılığı,
- Nadiren eşlik eden durumlar nedeniye ağrı bulunabilir.
Erken teşhis, müdahale ve uygun tedavi yöntemleriyle birlikte hangi evre olursa olsun lenfödemin tedavisi mümkündür ve ilerlemesi önlenebilir.
Doğru Bilinen Yanlışlar Nelerdir?
Yanlış 1: “Lenfödem, sadece kanser hastalarında görülmektedir.”
Gerçek: Lenfödem, kanser tedavisi sonrasında sık görülen bir durum olabilir. Fakat yalnızca kanser tedavilerinden sonra ortaya çıkmayabilir. Doğuştan lenf sistemi bozuklukları, enfeksiyonlar, travmalar, obezite ve cerrahi operasyonlar sonrası da gelişebilir. Bu sebepten dolayı risk faktörleri taşıyan herkesin dikkatli olmasında fayda vardır.
Yanlış 2: “Lenfödem, tedavi edilemeyen bir hastalıktır.”
Gerçek: Lenfödem, uygun tedavi yöntemleriyle tedavisi olan ancak kürü olmayan bir hastalıktır, her zaman kontrol altına alınabilir. Boşaltıcı tedavi yöntemleri, manuel lenf drenajı, bandajlama, egzersiz ve kompresyon terapisi ile şişlikler azaltılıp yaşam kalitesi artırılabilir. Düzenli takip ve FTR hekimleri gözetiminde hastalık ilerlemeden tedavi edilebilir yönetilebilir.
Yanlış 3: “Şişlik olduğu zaman hemen masaj yapılmalıdır.”
Gerçek: Lenfödemde uygulanacak masaj, mutlaka bu konuda eğitimli fizik tedavi hekimleri gözetiminde yapılması gerekmektedir. Yanlış yapılan masajlar lenf sıvısının daha fazla birikmesine veya başka bölgelere kaymasına neden olabilir. Bu da şişliğin artmasına yol açabilir. Bu sebepten dolayı hastaların kendi başına bilinçsiz bir şekilde masaj yapmaması önemlidir.
Yanlış 4: “Lenfödem, zamanla kendiliğinden geçer.”
Gerçek: Lenfödem, kronik bir rahatsızlık olmakla birlikte kendiliğinden düzelebilen bir hastalık değildir. Tedavi edilmediği zaman ilerleyebilir, ciddi cilt sorunlarına, yara oluşumuna ve enfeksiyonlara yol açabilir. Bu sebepten dolayı erken dönemde tedaviye başlanması son derece önem arz etmektedir. Ancak doğuştan olan ve çocuklarda erken dönemde tanısı konup uygun yönetilen pediatrik lenfödem seçilmiş vakalarda zamanla azalabilir.
Yanlış 5: “Egzersiz yapmak, lenfödemi artırır.”
Gerçek: Doğru egzersizler, lenfödem tedavisinde önemli bir role sahiptir. Özellikle de fizik tedavi hekimi eşliğinde lenfödeme yönelik yapılan egzersizler, dolaşımı artırarak şişliği azaltmaya yardımcı olabilir. Hafif ağırlık çalışmaları, yoga ve nefes egzersizleri de lenf akışını destekleyebilir. Ancak bilinçsiz ve aşırı zorlayıcı egzersizlerden kaçınılması gerekebilir. Bu yüzden de egzersiz planlamasını hekiminize başvurarak düzenlemeniz gerekebilir.
Yanlış 6: “Lenfödem, yalnızca kozmetik bir sorundur.”
Gerçek: Lenfödem, yalnızca görüntüyle ilgili bir sorun olmamaktadır. Tedavi edilmediği zaman ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Enfeksiyon riski artar, eklem hareketleri kısıtlanabilir ve kişinin günlük yaşam aktiviteleri de olumsuz etkilenebilir. Ayrıca hastalarda ortaya çıkan psikolojik sorunlar ve sosyal hayata katılımda zorluklar görülebilir.
Yanlış 7: “Kompresyon (bası) giysileri, rahatsızlık verir ve gereksizdir.”
Gerçek: Kompresyon giysileri, lenfödem tedavisinde en etkili yöntemlerden birisi olabilir. Bu özel giysiler, lenf sıvısının dengeli dağılmasını sağlayarak şişliğin artmasını engelleyebilir. Mutlaka lenfödem konusunda deneyimli FTR hekimi tarafından kişiye uygun reçete edilmelidir İlk başta alışmakta zorlanabilirsiniz ancak doğru kullanımla birlikte faydasını görebilirsiniz.
Lenfödem Tedavisinde Fizik Tedavi Nasıl Olur?
Lenfödem tedavisinde rehabilitatif yaklaşımların kritik bir rolü bulunmaktadır. Özellikle de komplet dekonjestif tedavi (KDT), lenfödemin kontrol altına alınmasında en etkili yöntemlerden birisi olabilir. Bu tedavi şu durumları içerebilir:
- Manuel lenf drenajı (özel masaj tekniği),
- Kompresyon bandajları ve giysileri,
- Özel egzersizler,
- Cilt bakımı gibi yöntemler uygulanabilir.
- Öz bakım yöntemleri idame dönem için öğretilmelidir.
Fizik tedavi hekimleri, hastaların durumuna göre kişiye özel bir tedavi planı oluşturmaktadır. Böylelikle de hastaların ödemleri geriler, şikayetlerinde azalmalar görülebilir ve günlük hayatlarına da daha rahat devam edebilirler. Uzman kontrolünde yapılan bu tedavi yöntemleri, hastalığın ilerlemesini durdurmak ve komplikasyonları önlemek açısından yüksek bir öneme sahiptir.
Lenfödemde Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar Nelerdir?
- Bu konuda tecrübeli FTR hekimlerine başvuruarak doğru tanının konması ve doğru tedavinin planlanması önelidir.
- Uzun süre hareketsiz kalmamak gerekebilir.
- Dar giysiler yerine dolaşımı engellemeyen kıyafetler tercih edilebilir.
- Cilt temizliği ve bakımın ihmal edilmemesi gerekebilir.
- Düzenli egzersizler yapılabilir.
- Kesik, yara ve enfeksiyon riskine karşı cilt korunması gerekebilir.
- Fizik tedavi uzmanının önerilerine uyulması gerekebilir.
Bu önlemlerin uygulanması, lenfödemin kontrol altına alınmasını kolaylaştırarak tedaviye destek olabilir.
“Lenfödem ve Yaşam Kalitesi”
Lenfödem sadece fiziksel olarak bireyi yıpratmamaktadır. Fiziksel yıpranmanın yanında psikolojik olarak da bireyleri etkileyebilir. Uzuvlarda veya genital bölgede ortaya çıkan şişlikler, kişinin özgüvenini düşürebilir. Sosyal yaşama katılım azalabilir, cinsel yaşam etkilenebilir. Ancak doğru tedavi yöntemleriyle birlikte bu sorunlar aşılabilir veya en aza indirgenebilir. Hastaların rutin bir takipte olması, hem fiziksel hem de ruhsal olarak kendilerini daha iyi hissetmelerini sağlayabilir.
Ayrıca aile bireylerinin ve yakın çevrenin desteği tedavi için çok kıymetlidir. Hastaların ve yakın çevresinin bilinçlendirilmesi, yanlış inanışlardan uzaklaştırılması ve moral olarak desteklenmesi tedavi sürecinde olumlu katkılar sağlayabilir.
Lenfödem hakkında toplumda birçok yanlış bilgi dolaşmakta, sosyal medyada bilgi kirliliği yaşanmaktadır. Bu yanlış bilgiler, hem hastaların tedavisini geciktirebilir hem de yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir. Oysa doğru bilgi ve tecrübeli uzman desteğiyle birlikte lenfödem tedavi edilebilirkontrol altına alınabilir.
Unutmamalısınız ki, lenfödemle yaşamayı öğrenmek mümkün olabilir. Doğru bilgi ve uzman desteğiyle birlikte ilerlediğiniz zaman problemlerinizi en sağlıklı biçimde çözebilirsiniz.