Yazar - Prof. Dr. Pınar Borman

Skolyozda Hangi Açılarda Hangi Tedavi Uygulanır?

Skolyoz, omurganın sağa veya sola doğru eğriliği ile karakterize edilen bir durumdur ve her yaş grubunda görülebilir. Tedavi planı, eğriliğin derecesiyle birlikte bireyin yaşı gibi faktörlere göre değişiklik gösterebilir. Skolyoz tedavisinde en önemli belirleyicilerden birisi de omurga eğriliğinin açısı olmaktadır. Bu açı, Cobb açısı olarak adlandırılır ve skolyozun şiddetini ölçmek için kullanılır. Cobb açısı, tedavi yönteminin seçimi ve ilerleme riskinin değerlendirilmesinde oldukça önemli bir role sahiptir. Bu yazımızda, skolyozda farklı açılarda uygulanan tedavi seçeneklerini, hangi durumlarda cerrahi veya konservatif yöntemlerin tercih edildiğini detaylı bir şekilde açıkladık.

Kemoterapi Sonrası Beyin: “Chemo Brain” Nedir?

Kanser tedavisi süreci, yalnızca bedeni değil, zihni de etkileyebilir. Özellikle de kemoterapi sonrasında bazı hastalar, dikkat, hafıza ve düşünme süreçlerinde zorluklar yaşamaya başlayabilir. Tıp dünyasındaysa buna “Chemo Brain” veya “kemoterapi beyni” adı verilmektedir. Bu yazımızda “Chemo Brain” ne anlama geldiği, belirtilerin neler olduğu ve nasıl yönetilebileceğini tüm detaylarıyla açıkladık.

Lenfödemde Enfeksiyonlardan Korunma Yolları

Lenfödem, lenf sıvısının cilt altı dokularda birikmesiyle birlikte oluşan şişlik, ağrı ve hareket kısıtlılığına neden olan kronik bir durumdur. Çoğu zaman kol veya bacaklarda görülebilir ve tedavi edilmediği zaman yaşam kalitesini ciddi bir oranda etkileyebilir. Algoloji (ağrı tedavisi) alanında da lenfödemle birlikte gelişen ağrı ve enfeksiyon problemleriyle sıkça karşılaşılır. Bu nedenden dolayı enfeksiyonlardan korunma, lenfödem yönetiminde en kritik basamaklardan biridir. Bu yazımızda da lenfödemde enfeksiyondan korunma yollarını anlattık.

Skolyozun Tanısı, Takibi ve Tedavi Süreci

Skolyoz, omurganın sağa veya sola anormal bir biçimde eğilmesi sonucu ortaya çıkan bir omurga problemi olmaktadır. Çoğu kişi skolyozu yalnızca “duruş bozukluğu” olarak görse de erken tanı ve doğru takip yapılmadığı zaman ilerleyebilen ve ciddi bir durum olabilmektedir. Bu yazımızda skolyozun tanı yöntemlerini, düzenli takip sürecini ve tedavi seçeneklerini detaylı bir şekilde inceleyip sizler için derledik.

Skolyoz ile Kifoz Aynı Şey midir?

Günümüzde omurga sağlığıyla ilgili en çok merak edilen sorulardan birisi de “Skolyoz ile kifoz aynı şey mi?” sorusu olmaktadır. İlk bakışta iki sağlık sorunu da aynı gibi gözükebilir. İkisi de omurga eğriliğiyle ilgili sorunlar gibi görünse de aslında farklı durumları ifade etmektedirler. Skolyoz ve kifozun birbirinden ayrılması da hem doğru tanı hem de tedavi süreci açısından büyük bir öneme sahiptir. Bu yazımızda skolyoz ve kifozun ne olduğunu, birbirinden nasıl ayrıldığını, belirtilerini ve tedavi yöntemlerini detaylı şekilde ele almış bulunuyoruz ve sizlere sunuyoruz.

Primer ve Sekonder Pediatrik Lenfödem Arasındaki Fark

Lenfödem, lenf sıvısının dokularda birikmesi sonucunda gelişen kronik ve ilerleyici bir ödem (şişlik) durumu olmaktadır. Çoğunlukla kol, bacak, el veya ayaklarda ortaya çıkabilir fakat vücudun farklı bölgelerini de etkileyebilir. Yetişkinlerde daha sık görülse de çocuklarda (pediatrik dönemde) görülen lenfödem, ciddi bir sağlık sorunu olmaktadır ve yaşam kalitesini de önemli ölçüde etkileyebilmektedir.

İş Yerinde Tendon Ağrısını Azaltabilecek Ergonomi Önerileri

Modern iş hayatında masa başında geçirilen süre her geçen gün artmaktadır. Uzun mesailer harcanarak bilgisayar başında çalışmak, tekrarlayan el-kol hareketleri yapmak ya da ergonomik olmayan koşullarda işe devam etmek tendon ağrılarının en sık nedenlerinden birkaç tanesidir. Bilek, dirsek, omuz ve boyun bölgesinde hissedilen bu ağrılar, zamanla kronikleşerek kişinin iş performansını, günlük yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilmektedir.

Halluks Valgus Egzersizleri: Ayak Sağlığınız İçin Basit Hareketler

Halluks valgus, halk arasında bilinen ismiyle başparmak çıkıntısı anlamına gelmektedir ve ayakta sıkça görülebilen deformitelerden bir tanesi olmaktadır. Genellikle başparmağın dışa doğru kayması ve birinci tarak kemiğinin de içe doğru kaymasıyla ortaya çıkabilen bir durum olmaktadır. Ayakta şekil bozukluğu, ağrı ve ilerleyen zamanlardaysa yürüme zorluklarına neden olabilir. Cerrahi olmayan bazı yöntemlerle bu durumu kontrol altına alabilirsiniz. Bu yöntemlerden bazıları da halluks valgus egzersizleri olmaktadır. Ancak bu egzersizlerin mutlaka FTR hekimi muayenesi sonrası yapılacak uygulamalara, reçete edilecek özel atellere EK olarak yapılması önemlidir.

Fibromiyalji Tedavisinde Algolojik Müdahaleler: İlaç Tedavilerinden Alternatif Yöntemlere

Fibromiyalji, yaygın kas-iskelet ağrıları, yorgunluk, uyku bozuklukları ve zihinsel bulanıklık ile seyreden kronik bir sendromdur diyebiliriz. Özellikle de kadınlarda daha sık görülen bu hastalık, günlük yaşam kalitesini ciddi bir şekilde azaltabilir. Bu ağrılar, genellikle vücudun belirli noktalarında yoğun hissedilir ve zamanla kişinin iş, sosyal ve aile hayatını da olumsuz etkileyebilir.

Diyabet ve Tiroid Hastalarında Karpal Tünel Riski

Karpal tünel sendromu, el bileğinde yer alan median sinirin baskı altında kalması sonucu gelişen bir sinir sıkışması problemi olmaktadır. Özellikle de ellerde uyuşma, karıncalanma, ağrı ve güç kaybı gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Bu durum, genellikle tekrarlayan el hareketleri ile ilişkilendirilse de diyabet ve tiroid hastalıkları gibi kronik rahatsızlıklar da karpal tünel sendromu riskini artırabilen önemli faktörler arasındadır. Vücutta metabolik dengeyi bozan bu iki hastalık, sinirlerin yapısını ve çevresindeki dokuların sağlığını etkileyerek karpal tünel gelişimini kolaylaştırabilir. Bu nedenle diyabet veya tiroid hastalığı olan bireylerin el bileği sağlığı konusunda daha dikkatli olması gerekebilir. Bu yazımızda diyabet ve tiroid hastalarındaki karpal tünel sendromunun riskinden bahsedeceğiz.